10/12/2008 - TEST ÇÖZÜN |
http://interaktiftest.tr.gg http://interaktiftest.tr.gg/ANA-SAYFA.htm http://interaktiftest.tr.gg/SOSYAL-B%26%23304%3BL-.--5.htm
TESTLERİ ÇÖZMEK İÇİN YUKADRAKİ ADRESLERE TIKLAYIN açılan sayfada 1,2,3,4,5,6,7,8,9 cu sınıflardan size uygunu seçip soruları çözebilirsiniz başarılar
Farkında olmayabilirsin ama %100 doğru: 1. Bu dünyada uğrunda ölebileceğin en az iki kişi vardır. 2. En azından 15 kişi öyle ya da böyle seni seviyordur. 3. Herhangi birinin senden nefret edebilmesinin tek sebebei, aslında sadece senin gibi olmak istemesidir. 4. Senden gelecek bir gülümseme bazılarına mutluluk getirebilir, o senden hoşlanmasa bile. 5. Her gece, birisi uykuya dalmadan önce seni düşünüyor. 6. Birisi için dünyalara bedelsin. 7. Çok özel ve teksin. 8. Varlığını bile bilmediğin biri seni seviyor. 9. Hayatındaki en büyük hatayı yaptığın zamanda bile, ondan hayırlı birşey çıkar. 10. Ne zaman dünya sana sırtını dönmüş gibi hissedersen, dön ve bir daha bak. 11. Her zaman aldığın iltifatları hatırla. Kaba sözlerin hepsini unut. İyi arkadaşlar yıldızlar gibidir, onları her zaman göremeyebilirsin ama orada olduklarını bilirsin. 'Bir dosttan tek bir gül ve güzel bir sözü ben onunlayken almayı, öldükten sonraki bir kamyon dolusu çiçeğe tercih ederim.'
HER ZAMAN YANIMDA OLMASINI İSTEDİĞİM İNSANLARA Her baŞa taç oLmam;Taç oLduqum Başı yere bağdırmam SELAMLAR |
| • 0 Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
24/2/2008 - öğrenciler |
.jpg)
müzik indirin
1, http://www.dosya.tc/Ozgun-Elveda.mp3.html 2,http://www.dosya.tc/ismailYk16Alb_m_zetleri.mp3.html 3,http://www.dosya.tc/Hadise-D_mTekTek-Eurovision2009_9281.mp3.html 4,http://www.dosya.tc/02-Track2.mp3.html 5,http://www.dosya.tc/01_-_YA_AL_BENI.mp3.html 6,http://www.dosya.tc/Ceylan-Davulzurna.mp3.html 7,http://www.dosya.tc/DJKantik-CrashDance.mp3.html 8,http://www.dosya.tc/04-grupseyran-cepiki_2_.mp3.html 9,http://www.dosya.tc/03-Track3.mp3.html 10,http://www.dosya.tc/08Arguvanlim_4672.mp3.html 11,http://www.dosya.tc/adriancopilulkilip_ClubRMX_.mp3.html 12,http://www.dosya.tc/001KURBANOLEMERZURUMNUMBERONECDSHOP.mp3.html 13,http://www.dosya.tc/EnginNursani-09-ResmiNiYakdirmaBana.mp3.html 14,http://www.dosya.tc/g_lay-kalanlar_nard_ndan.mp3.html 15,http://www.dosya.tc/izim-CeKGiTBeBegimUzaklara___tamvers.._1.mp3.html 16,http://www.dosya.tc/ibelPamukVaktimiydis_perduygusalsarki__.MP3.html 17, http://www.dosya.tc/03_merdo.mp3.html 18,http://www.dosya.tc/02-OTUZKUPONA.mp3.html 19,http://www.dosya.tc/001KURBANOLEMERZURUMNUMBERONECDSHOP_6303.mp3.html 20,http://www.dosya.tc/03-vahitk_ro_lu-g_zelardahan_m.mp3.html 21,http://www.dosya.tc/03-Kaymakam_nK_zlar_.MP3.html 22,http://www.dosya.tc/01HAYDI_ANADOLU.MP3.html 23,http://www.dosya.tc/01.BazGaza.mp3.html 24,http://www.dosya.tc/01emrahmahsuni-amerikayinekatil.mp3.html 25,http://www.dosya.tc/02melekyuezluesahtekar.mp3.html 26,http://www.dosya.tc/_Hayki_Yas-NolurEvetDe.mp3.html 27,http://www.dosya.tc/djakman-seniozlemek.mp3.html 28,http://www.dosya.tc/djkantikelectrolovepadka2production.mp3.html 29,http://www.dosya.tc/DjAkman-Yetim.mp3.html 30,http://www.dosya.tc/chasflow-bornovasokaklari.mp3.html 31,http://www.dosya.tc/un_beytocanahmetkayasiwanperwerrojin_1_.mp3.html 32,http://www.dosya.tc/DjEdizFtDjKantik_Rumba_Remix_.mp3.html 33,http://www.dosya.tc/DjAkman-HayatOyun.mp3.html 34,http://www.dosya.tc/cashflow-hayatakustum.mp3.html 35,http://www.dosya.tc/DjAkman-KallesceYazilmisSenaryom.mp3.html 36,http://www.dosya.tc/DjAkman-SerseriHayat.mp3.html 37,http://www.dosya.tc/BRAYNADAMS-EVERYTHINGIDO.mp3.html 38,http://www.dosya.tc/BEMYLOVER.MP3.html 39,http://www.dosya.tc/Bounce.mp3.html 40, http://www.dosya.tc/hido_KOY TURKULERI_.mp3.html 41,http://www.dosya.tc/FerhatTunc-AhBiraDersim-halay-Kurtce_1_.mp3.html 42,http://www.dosya.tc/adriancopilulkilip_ClubRMX_1.mp3.html 43,http://www.dosya.tc/_zg_n-Seytan.wma.html 44,http://www.dosya.tc/CanKan-AcilarinTadindayim.mp3.html
|
| • 0 Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
21/1/2008 - A.G ? |
Sen de istemezdin değilmi. böyle apansız, üstelik. başlamadan bitmesini Ben asla suçlamıyorum seni vesen kavuşmadan kaybettiğim sevgili... eğer varsa hatırım sakın cezalandırma kimseleri Düşünki..! esmeye hakkı olmayan bir bahar meltemiydi bizimki yüreğimize sadece eli değdi DEĞDİ VE GEÇTİ :(a.g): |
| • 0 Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
10/1/2008 - Ardahanın tarihi, Ardahanın tarihçesi, Ardahan resimleri, Ardahanın kurtuluşu , Ardahanın kültür sanat , el sanatları |
BAŞLANGIÇTAN İSLAM FETHİNE KADAR İlk Türklerden sayılan ve Sümerlilerle soydaş olan yuvarlak başlı bitişken dilli hurrilerin torunlarının Van Gölü çevresinde bir devlet kurmaları zamanında görülmektedir. Saka(iskit)Türkleri M.Ö. 720 yılında kimmerlerin doğu kolunu kafkas dağlarının güneyine sürdüler.Kura,Çoruh,Aras ve Yukarı Fırat ırmakları boyuna yayılarak yerleşmeleri ile Ardahanıda içine alan bölgede Türklük başlamış oldu. İLK SELÇUKLU FETHİNDEN OSMANLI ÇAĞINDAN ANADOLU –TÜRK BİRLİĞİNE KATILIŞINA KADAR(1064-1578 1068 Sultan Alparslanın II. Batı seferine çıkarken,akınlara başlayan Apkaz Kralından Ardahanı alır. 1075 yılında Süleyman Şah Türkiye Selçukluları devletini kurarduğu zamanlarda Ardahan tekrar Apkaz kralı tarafından işgal edilir.1080 yılında Sultan Melikşah tarafından geri alınır. ARDAHAN SANCAĞI BÖLGESİNİN 1080 FETHİ SONRASI KISA TAKVİMİ Ardahan birçok Türk beyliğinin hakimiyetine girmiştir, bunlardan ilki Kıpçaklardır.Daha sonra 1225 yılında Harezmşahlar,1239 Moğol Cengiz İmparatorluğuna tabi olmuştur.1267 İlhanlı hükümdarının Ardahan ve Ahıska valiliklerini Caklı Sargise vermesi ile buralara Atabek ülkesi denmeye başlandı. Bu ülkede yazı dili kartvelce, konuşma dili Türkçe olarak devam etti.Bugünde Ahıska,Posof ve Şavşat ağzı dediğimiz kıpçak ağzı sözleri buralarda kullanılmakta idi.1334 de ise Ardahan ve çevresi karakoyunlular hakimiyetine girdi.Osmanlı öncesi ise en son Timur ve Akkoyunlulara tabi olmuştur OSMANLI DÖNEMİ Ardahan ve çevresi 1538 tarihinden itibaren Osmanlı topraklarına tamamen katılmıştır.1552 yılında sancak yapılmıştır. Ardahan’ın sancak olmasına mütakip tahrir edildiği anlaşılmıştır.Ardahan sancağında 1574 yılında ikinci bir tahrir (arazi düzenlemesi)yapılmıştır. 1575 yılından itibaren Ardahan sancağının adını büyük Ardahan almıştır. Ardahan kalesinin 1559’dan itibaren inşa edilmeye başlandığını ve kalenin tam olarak 1578’de bugünkü şekline kavuştuğu görülmektedir. Kalenin Batıdaki büyük kapısında bulunan sert kızıltaş üzerine kabartma nesih yazı ile üç satırlık kitabe de Kanuni Sultan Süleyman’ın son zamanlarında konulmuştur.Kitabede şu ifade edilmektedir: Arap,Anadolu ve Acem Meliklerinin bağlı bulunduğu karalar ve denizlerin sahibi Selim Han oğlu Büyük Sultan Süleymanın emri ile yapıldı. Allah onun ülkesini ebedi kılsın.(Ağustos 1566) İLK RUS İSTİLASI Rus generalinin Kaçar hanedanını mağlup edip Revan (Erivan) ı aldıktan sonra buralara Ermeni göçü başlamıştır bugünkü Büyük Ermenistan hayalinin kökleri Revan’ın düşmesinden sonra Ruslarca başlatılan iskan politikasına dayanmaktadır.Kars’ı ele geçiren Ruslar 1828de Ardahan’ı almışlardır.Bunun üzerine Osmanlı devleti barış istemiş ve Edirne anlaşması imzalanmıştır. İKİNCİ RUS İSTİLASI Karadeniz’deki Rus-Osmanlı mücadelesi Ardahan’ın bulunduğu bölgede yeni bir Osmanlı-Rus savaşının çıkmasına neden oldu.1855’de Kars kalesi kuşatıldı ve Kars’tan gönderilen ve Ahıskadan gelen kuvvetlerle birleşen Ruslar Ardahan’ı ele geçirdiler.İşgal altındaki Ardahan’ın kaderi Paris anlaşması ile Ruslardan geri alınmıştır. ÜÇÜNCÜ RUS İSTİLASI 27 Nisan 1877’de Çıldır’ın merkezini Rus komutanı ele geçirdi.Bu esnada Posof’ta başka bir Rus kolu tarafından ele geçirildi. Genel hücum 1877de başladı.Osmanlı ordusu yetersiz kalınca Ruslar Ardahan’a kadar ilerlediler. Böylece Ardahan’da kırk yıl sürecek olan esaret dönemi başlamış odu.93 harbi sonucunda Osmanlı ve Rus tarafları bir araya gelerek yeşilköy anlaşmasını imzaladılar.Kars Ardahan Batum ve Eleşkirt savaş tazminatı olarak Ruslara bırakılmıştır.Dönemin Ardahanlı ozanlarından birisi bir değişinde Ardahan’ın düşüşü ile yaşanan acıyı ve kaybı şöyle dile getirmektedir. Ardahan can idi gitti Lisan’ı Türk idi gitti Sultan Hamit’e haber verin İstanbul’un kilidi gitti I. DÜNTA SAVAŞI VE SONRASINDA ARDAHAN Sarıkamış harekatının başladığı günlerde alman subayının kontrolündeki milis güçler Artvin, Ardahan ve Tiflisi ele geçirmek için ileri harekata geçtiler ve Türk ordusu 29 Aralık günü Ardahan’a girdi. Bunun üzerine Ruslar hucuma geçti ve Türk milis güçlerini geri püskürttüler. Bundan sonra Osmanlı ordusu Sarıkamıştan harekete geçer. Hareketin başarılı olması durumunda Ardahan kurtarılacaktı.14 ocak 1915 gecesi başlayan harekat başarısızlıkla sonuçlanınca harekatın ikinci ayağını oluşturan Göle-Merdinik ve Ardahan hattı iptal edildi. Bu dönemin Ardahan açısından dikkat çekici en önemli özelliği bölgeyle ilgisi olmayan Ermenilerin bölgeye yerleşme ve etnik temizlik yapma faliyetleridir. Ruslar sürekli olarak Ardahan ve Kars taraflarına yerleşmelerini teşvik ettiler. Rus arazi nizamnamesi hayata geçirildi. Toprak mülkiyeti kaldırıldı, arazi devletin malı oldu. Amaç Türk ve Müslüman nüfusun hukuki dayanaklarını koparmaktı. Her türlü dini eğitim engellendi. Türk nüfusu zorunlu olarak çalışmaya başladı. ARDAHAN KONGRELERİ Mondros sonrası vatanın birçok yerinde milli toplantılar yapılmıştır. 1918 de Kars’ta İslam şurası meydana getirilmiş ve bir kongre toplanmıştır. Bunu Ahıska Ahılkelek ve Ardahan kongreleri izledi.Batum’un İngilizlerce işgalinden sonra birinci Ardahan kongresi başladı. Birinci Ardahan kongresi 3-5 Ocak 1919 da toplanmıştır. Başkanlığını üçüncü tümen komutanlığı Halit Bey yapmıştır. Kongredeki diğer üyeler ise şunlardır: Cafer Bey, Dr.Hakkı Cenap, Dr Fuat Sabit, Dr Abidin Ağacıkolu, Filibeli Hilmi, Arif Bey, Rasim Bey, Cafer Bey. Kongre, Rasim Bey’in konağında toplandı. Bu konak bugün Ardahan İl Sağlık Müdürlüğü olarak hizmet vermektedir. İkinci Ardahan kongresi çalışmaları 7-9 Ocak 1919 da daha geniş katılımla toplanmıştır. İlkine göre daha kapsamlı olmuştur. KURTULUŞ VE ŞANLI BAYRAĞIMIZA KAVUŞMA (23 ŞUBAT 1923) Ardahan uzun zamandan beri beklediği kurtuluş ve şanlı bayrağımıza kavuşma hülyasının 23 şubat 1923 günü gerçekleştirdi. Gürcü birliklerinin şehri boşaltmasının ardından Türk birlikleri şehre girdi.Ardahan’a Türk Bayrağı çekildi. Ardahan anavatana katıldıktan sonra vilayet ile kaza arasında bir yönetim olan mutasarruf haline getirildi. TBMM 1926 ya kadar Ardahan Milletvekilleri Ardahan ilk yasama dönemi için şu Milletvekillerini seçmiş TBMM ye göndermiştir. Hilmi Bey, Osman Server Bey, Halit Paşa, Talat Bey, Tahsin Beylerdir. Ardahan tekrar ilçe haline getirildiğinde Milletvekili olarak Mecliste temsil edilmesi sona erdi. ARDAHAN’A ÖZGÜ EL SANATLARI Tarihi ve kültürel değerler açısından oldukça zengin bir mirasa sahip olan ilimizde halıcılık oldukca yaygındır. Dokunan halılarda Kafkas Osmanlı Türk sentezinin izleri görülmektedir. İlimizdeki kilim dokumacılığı azda olsa devam etmektedir. Kilimlerde tamamen kendine özgü yöntemlerle elde ettiği boyaları kullanmaktadır. Damal ilçemiz ve yöresi Orta Asya’dan Avrupa’ya göç eden Türk boylarının geçiş güzergahında bulunan bir yerleşim alanıdır. Yöre halkı Türkmen olup günümüze kadar kendi gelenek ve göreneklerini korumuşlardır. Bu yörede yaşayan kadınların orta Asya Oğuz Türklerinin kıyafetlerini kullanmaktadırlar. Geçmişte yöre kadınları kıyafetlerin küçüklerini ağaçtan yapılan bebeklere giydirerek çocuklarına oyuncak yapmaktaydılar. Günümüzde ise plastik bebeklerin üzerine giydirilerek satılmaktadır. 1996 yılında Japonya’da düzenlenen yöresel folklorik bebekler yarışmasında Dünya birinci olmuştur. YÖREMİZDE DİĞER EL SANATLARI 1.Gurcun(Heybe), 2. Yöresel folklorik Bebek giysileri, 3. Yolluk 4. Göğüslük 5.Hasır 6. Keçe 7.Yün çorap 8.patik 9. Yöresel Dantel 10. Yün iplik 11. Kayış 12. At koşum araçları |
| • 1 Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
4/8/2007 - neler neler |
Bir erkek evlenmeye nasıl karar verir :) Genç bir erkeğin dört kız arkadaşı vardı ve bir turlu hangisiyle evleneceğine karar veremiyordu. En sonunda doğru kararı verebilmek için bir test yapmaya karar verdi. Her birine 1000$ verdi ve bu parayı istediğiniz gibi harcayın dedi..
Birinci kız arkadaşı kendisine yeni elbiseler ve ayakkabılar aldı, kuaföre ve güzellik salonlarına gitti. Genç erkeğe geri geldiğinde söyle dedi: "Senin için en güzeli ben olmak istiyorum, çünkü seni seviyorum!"
İkinci kız arkadaşı ise genç erkeğin tuttuğu takımın iki kombine biletini, en sevdiği türden bir suru video CD ve bir ay yetecek bira ile geri geldi ve söyle dedi: "Bunlar senin için aldığım hediyeler, eminim seni mutlu edecektir, senin mutlu olmanla bende mutlu olacağım."
Uçuncu kız arkadaşı ise bu parayla iyi bir yatırım yaptı ve kısa bir sure içersinde para kendini ikiye katladı ve bu parayida çeşitli yatırım alanlarında kullandı. Genç adama geri gelerek söyle dedi:"Bana verdiğin parayı birlikte yaşayacağımız mutlu bir gelecek için çoğalttım, çünkü seni seviyorum!"
Dördüncü kız arkadaşı ise bu paranın bir kısmıyla bir suru kitap aldı, kalan kısmıyla ise fakirlere yemek dağıttı. Genç adama geri gelerek söyle dedi: "Verdiğin paranın bir kısmıyla sana layık olabilmek için bir suru kitap aldım diğer kısmıyla ise senin adına fakirlere yemek dağıttım."
Genç erkek dört kız arkadaşının yaptıklarından çok etkilenmişti. Karar vermek için arkadaşlarının verdiği cevaplar hakkında bir sure düşündü ....düşündü........... düşündü.........Çok iyi düşündü...bu belki de hayatinin en önemli kararı olacaktı.....kolay bir karar değildi.... arkadaşlarının verdiği cevapları bir daha düşündü..... ve en iri göğüslü olanla evlenmeye karar verdi... Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı Öğrenmesi gerekli, biliyorum; tüm insanların dürüst ve adil olmadığını. Fakat şunu da öğret ona, her alçağa karşı bir kahraman, her bencil politikacıya karşılık kendini adamış bir lider vardır.
Her düşmana karşılık bir dost olduğunu da öğret ona.
Zaman alacak biliyorum, fakat eğer öğretebilirsen ona, kazanılan bir doların, bulunan beş dolardan daha değerli olduğunu öğret.
Kaybetmeyi öğrenmesini öğret ona ve hem de kazanmaktan neşe duymayı.
Kıskançlıktan uzaklara yönelt onu. Eğer yapabilirsen, sessiz kahkahaların gizemini öğret ona, bırak erken öğrensin, zorbaların görünüşte galip olduklarını...
Eğer yapabilirsen, ona kitapların mucizelerini öğret. Fakat ona sessiz zamanlar da tanı, gökyüzündeki kuşların, güneşin yüzü önündeki arıların, ve yemyeşil yamaçtaki çiçeklerin ebedi gizemini düşünebileceği...
Okulda hata yapmanın, hile yapmaktan çok daha onurlu olduğunu öğret ona. Ona kendi fikirlerine inanmasını öğret, herkes ona yanlış olduğunu söylediğinde dahi...
Nazik insanlara karşı nazik, sert olanlara karşı da sert olmasını öğret ona.
Herkes birbirine takılmış bir yere giderken, kitleleri izlemeyecek gücü vermeye çalış ona.
Tüm insanları dinlemesini öğret ona, fakat tüm dinlediklerini gerçeğin eleğinden geçirmesini, ve sadece iyi olanları almasını da öğret...
Eğer yapabilirsen, üzüldüğünde bile nasıl gülümseyeceğini öğret ona.
Gözyaşlarında hiçbir utanç olmadığını öğret.
Herkesin sadece kendi iyiliği için çalıştığına inananlara dudak bükmesini öğret ona, ve aşırı ilgiye dikkat etmesini...
Ona kuvvetini ve beynini en yüksek fiyatı verene satmasını, fakat hiçbir zaman kalbi ve ruhuna fiyat etiketi koymamasını öğret.
Uğultulu bir insan kalabalığına kulaklarını tıkamasını öğret ona, ve eğer kendisinin haklı olduğuna inanıyorsa, dimdik dikilip savaşmasını öğret.
Ona nazik davran, fakat onu kucaklama, çünkü ancak ateş çeliği saflaştırır. Bırak sabırsız olacak kadar cesarete sahip olsun, birak cesur olacak kadar sabri olsun.
Ona her zaman kendisine karsi derin bir inanc tasimasini ögret, böylece insanliga karsi da derin bir inanc tasiyacaktir...
Bu büyük bir taleptir, ne kadarini yapabilirsen bir bak bakalim.. ÖĞRET ONA... Yorum (2) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı Neleri nelere değişiyoruz? Değer mi acaba diye durup düşünmeden.
Sevdiğimiz için gecenin ikisinde yol kat edilmiyorsa, uyku tatlı geliyorsa....
Hangi zamanı kimlerden çalıyoruz, çantada keklik gibi gördüklerimizden mi?
Şu saati kurma işini bir türlü ayarlayamıyorum. On dakika erkene kursam,
onun verdiği rahatlıkla süre daha da uzuyor. Vaktinde kursam telaşa kapılıyorum.
Çareyi buldum! Uyumak uğruna kahvaltısızlık. Yolda elime alacağım kuru bir poğaça ama on beş dakika fazla uyku.
Hayal etmiyor değilim şöyle beyaz örtülerde domatesli, peynirli, ballı kahvaltıyı ama...
İşe gelince telaş eder dururum, yapacaklarımı düşünmekten arkadaşlarıma esaslı bir günaydın diyemem.
Ne kaybettirir bana beynimi onlara verip, gözlerinin içine bakarak bir günaydın demem?
Ya da nasılsın derken seni gerçekten umursuyorum ve nasıl olduğunu merak ediyorum hissini ona belli etmem?
İşler mi durur? Kaç dakika kaybettirir bunları yapmak bana?
Annem aradığında 'işteyim şu an, bunları burdan konuşamam, akşama evden ara' dediğimde...
Akşam aradığında ise gündüz endoskopiye gittiğini, beni yanında istediğini söylemek için aradığını işitmek...
İşten eve gelip bir telaş yemeği yetiştirmeye çalışırken bütün gün beni özleyen çocuğumun bacağımdan çekiştirip bana sarılmak istemesi... "Hayır, yavrucum, şu an sana sarılamam, yemek yetiştirmem gerekiyor.
Ancak her iş bittiğinde - tabii o da ancak sen uyuduğunda, sen bilmem kaçıncı rüyanı görürken- seni öpebilirim" demem...
Uzun zamandır görmediğim arkadaşlarım yemeğe davet ettiklerinde bunun kahrolası bir toplantıya denk gelmesi, ama onların gitmesi.....
Çok sevdiğim akrabamın doğum gününe sırf eşim keyif almıyor, diye sadece telefon etmem....
Pazar yürüyüşüne çıkmak için hazırlanırken yağmurun başlaması, 'oysa daha dün gitmiştim kuaföre, otur evde cips atıştır.
Yağmur mu? Vurmasın yüzüme damlaları. Nasılsa daha çok yağar' demem....
Böyle kaç tane anı, kaçırırız hayatta? Kaçını bir daha yakalama şansını verir hayat bize?
Annemizin endoskopisi kötü çıkarsa...
Evladımız hızla büyürken ıskaladıklarımız ve bir daha geri gelmeyen büyüme evreleri....
Dostlarla yapılan enfes sohbetler...
Aile ile yapılan her daim tat veren kahvaltılar...
Neleri nelere değişiyoruz? Değer mi acaba diye durup düşünmeden.
Sevdiğimiz için gecenin ikisinde yol kat edilmiyorsa, uyku tatlı geliyorsa....
Hangi zamanı kimlerden çalıyoruz, çantada keklik gibi gördüklerimizden mi?
Ne kadar ilgilenmesek de, ne kadar az zaman ayırsak da, nasılsa yanımızda olacaklarından emin olduklarımızdan mı?
Ya o keklikler bir gün keklik olmaktan bıkarsa.....
Ya onlar, 'al, istediğin hayatı sen yaşa. Ne olursa olsun biz arka fonda yokuz' derlerse?
Ya, 'her şeyi sizler için yapıyordum' yalanı ile baş başa kalırsak?
Ya.......................
Ya yağmurun bir daha yağdığını göremezsek?!! |
| • 0 Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
|
Hakkımda
Ardahan resimleri, ardahanın turistik yerleri, ardahan, ölçek köyü, ardahanın köyleri, müzik, video, şiir,..iletişim. e-mail: keremcan3475@hotmail.com
Kategoriler
ardahan
Arkadaşlarım
• asli
|